TOKAT İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

BAKAN ÖZER, CNN TÜRK'TE EĞİTİM GÜNDEMİNİ DEĞERLENDİRDİ

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, CNN Türk'te Gece Görüşü programında eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı.  
BAKAN ÖZER, CNN TÜRK'TE EĞİTİM GÜNDEMİNİ DEĞERLENDİRDİ

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, yüz yüze eğitime ilişkin kararlılığını vurgulayarak, "Şu anda tüm Türkiye inandı ki gerekli tedbirler alındığında haftada 5 gün Yüz Yüze Eğitim devam edebilir. Bugün itibarıyla 3 bin 451 tane sınıfımız Kovid veya yakın temas nedeniyle yüz yüze eğitime ara verdi. Belli bir aşamaya gelirse önlemlerimizi tekrar gözden geçirebiliriz. Okullar ilk açılması, son kapatılması gereken yerlerdir." dedi.   

Öğretmenlerde aşılanma oranı yüzde 94

Yüz yüze eğitim konusundaki en büyük avantajın öğretmenlerin aşılanma oranının yüksek oluğuna değinen Bakan Özer, "En büyük avantajımız öğretmenlerimizin aşılanma oranlarının çok yüksek olması. Bir doz aşılanma oranı yaklaşık yüzde 94, en az 2 doz aşı olmuş öğretmen oranımız yüzde 89. Yüzde 5 civarında da aşı olmayıp antikor geliştiren öğretmenimiz var. Toplamda yüzde 94. Üçüncü doz aşılanan öğretmenimiz bugün itibarıyla yüzde 41. İngiltere, Almanya, Fransa gibi haftada 5 gün yüz yüze eğitime devam eden çoğu ülkeye göre öğretmenlerimizin aşılanma oranı çok yüksek." diye konuştu.  

Yarıyıl tatilini bir hafta öne almak gibi bir planlamalarının olmadığını dile getiren Özer, "Şu anda elimizdeki veriler yüz yüze eğitime ara vermeyi veya tatili bir hafta öne getirmeyi gerektirmiyor. 850 bin sınıftan 3 bin 451 tane sınıf... Biz on binleri gördük Omikron yokken. 71 bine yakın okulumuzda tüm sınıfları kapatılmış olan hiçbir okulumuz bulunmamaktadır." ifadelerini kullandı.  

"23.5 milyon yardımcı kitabı 81 ilimize ulaştırdık"

Öğrencilerin yüz yüze eğiteme çok daha istekli olduklarını belirten Özer, şunları söyledi: "Bir taraftan yüz yüze eğitimi açık tutmaya çalışırken bir taraftan da geçmiş 1.5 yılın kayıplarıyla ilgili dünya kadar etkinlik yapıyoruz.  

Bu süreçte öğretmenlerimiz Bakanlığın telafi edici mekanizmalarının çok ötesine geçerek derslere başlarken geçmiş kayıplara ilişkin kazanım sağlamak için çok büyük fedakârlık gösterdiler. Bakanlık olarak biz de 10, 11 ve 12. Sınıflarda; ortaokulda 6, 7 ve 8. sınıflarda destekleme yetiştirme kurslarımız hizmet veriyor. 2. sınıftan 12. sınıfa kadar tüm sınıf seviyelerinde yardımcı kaynaklar verdik. Şu ana kadar 23.5 milyon yardımcı kitabı 81 ilimize ulaştırdık. İkinci dönem ilk defa ilkokul 2. sınıflara da bu kapsamda destek vereceğiz."

100 milyon kitap hedefi

16 bin 361 yeni kütüphane yaptıklarını hatırlatan Bakan Özer, şu değerlendirmelerde bulundu: "Şu an itibarıyla tüm okullarımızda kütüphane var ve 28 milyon civarında kitap varken bugün itibarıyla 41 milyon kitaba sahip okullarımız. 2022'deki hedefimiz 100 milyon kitaba ulaşmak tüm kütüphanelerde. Başarabilirsek her ay 5 milyon kitapla bu kütüphanelerimizi zenginleştirmeye devam edeceğiz. Okullardaki imkan farklılıklarını azaltmamız gerekiyor. Konumundan bağımsız, tüm okullara her imkânı sağlayalım ki eğitimde imkândan kaynaklanan bir eşitsizlik ortaya çıkmasın. Dezenfektan, maske gibi ihtiyaçları kalmasın diye yaklaşık 722 milyon TL'yi tüm okullarımıza gönderdik. Bu rakam bir önceki Eğitim-öğretim yılında gönderilen rakamın 20 katıydı."  

Son 20 yılda bütçede en büyük payın eğitime ayrıldığını hatırlatan Özer, iki ay içinde tamamlanan Kütüphanesiz Okul Kalmayacak projesini işaret ederek Türkiye'de günde 272 kütüphane yapıldığını kaydetti.   

Özer şunları söyledi: "Okulların talep ettiği tüm ihtiyaçları biz karşılıyoruz. 2022'de yeni bir proje başlatacağız: Temiz Okul, Temiz Enerji. 150 milyona yakın ödenekleri tüm illerimize gönderdik. Hızlı şekilde başlayın, tüm okullarımızın tuvaletlerini gözden geçirin. Kantinler, yemekhaneler, tüm okullarımızda hepsini gözden geçireceğiz.  

Mesleki eğitim merkezinin önemi

Türkiye'nin asıl ihtiyacı olan yerin mesleki eğitim merkezleri olduğunu vurgulayan Bakan Özer, "Haftada 1 gün öğrenci okula gidiyor, geri kalan tüm günlerde gerçek iş ortamında çalışarak yaparak öğreniyor. Mesleki eğitim merkezine giden öğrenciler her ay asgari ücretin 3'te 1'i kadar maaş alıyordu. Artık mesleki eğitim merkezine kayıt yaptıran öğrencilerde işverenin hiçbir yükümlülüğü yok, tamamını devlet üstlendi. Artık asgari ücretin yarısını alıyor. Aylık 1400 TL civarında her ay ücret alıyor, kalfa olanlar da 2 bin 125 TL civarında maaş alıyor. Yaş sınırlaması da yok. Kanun değişmeden önce mesleki eğitim merkezindeki öğrenci sayısı 150 binlerdeydi, şu anda 250 binlere geldi." değerlendirmesini yaptı.  

Mesleki eğitim merkezlerinin istihdam oranının yüzde 88 olduğunu belirten Özer, "Bugün itibarıyla tüm OSB'lerde mesleki eğitim merkezi kurduk. Bu imkânlardan hem oradaki sektör hem de işe ihtiyacı olan açık bir meslek eğitim kurumu var. Mesleki eğitim merkezine giden öğrencimiz illa sanayide çalışmak zorunda değil, üniversiteye de gidebilir." dedi.  

Şanlıurfa'daki okul ziyaretine de değinen Bakan Özer, buradaki açıklamasının kamera önünde yapılmadığını, normal rutin bir konuşmanın içindeki bir kısmın cımbızlanarak servis edildiğini ifade eden Özer, okulda çok geniş bir alan olmasına rağmen öğrencilerin çamur ve tozun toprağın içinde oynadıklarını gördüğünü ifade etti.  

Özer, "Biz oraya basketbol sahası, voleybol sahası yapabiliriz, rekreasyon olarak orayı çok güzel hale getirebiliriz. O cıvıl cıvıl öğrencileri, o çamurların içinde gördüğüm zaman üzüldüm, ben de kişisel olarak tepki verdim. Amacımız, ne okul müdürümüzü, ne ilçe milli eğitim müdürümüzü, ne de il milli eğitim müdürünü kırmak. Bizim derdimiz okullarımızın imkanlarını iyileştirmek. Bizim kaynakla ilgili bir sıkıntımız yok. Biz gönderdiğimiz ücretin kaynağın yerinde kullanılmasını ve bunun çok hızlı bir şekilde yapılmasını istiyoruz. Çünkü kaybedecek vaktimiz yok." diye konuştu.  

Kütüphanesiz Okul Kalmayacak Projes'nin çok hızlı bir şekilde hayata geçirildiğini vurgulayan Özer, iki ayda Türkiye'de günde ortalama 272 kütüphanenin yapıldığını ifade etti.  

Bakan Özer, "Biz istiyoruz ki biz artık şu kök problemden kurtulalım, Her türlü imkanı verelim, imkan eksikliğinden kaynaklanan bir mazeret olmasın. Şanlıurfa'da da olmasın Cizre'de olmasın, İstanbul'da da olmasın, Esenyurt'ta da olmasın, bizim derdimiz o. Şanlıurfa'ya ben gittiğim zaman 75 tane okul yatırımı verdim. Tüm ihtiyaçlara baktık. 1 milyarın üzerinde yatırım verdik." diye konuştu.  

Öğretmenlik Meslek Kanunu Türk eğitim tarihinde bir ilk olacak

Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun, yasalaştığında Türk eğitim tarihinde bir ilk olacağını vurgulayan Özer, şöyle devam etti: "İlk defa öğretmenlerimizin öğretmen adaylıktan başlayarak kariyerlerinin tamamı içerecek bir dizayn oluşturuluyor. Öğretmenlerdeki aday kaldırmayla ilgili sınav kaldırılacak yasalaştığı zaman. Öğretmenlerimizi okullara hazırlamakla ilgili kişisel destek vereceğiz. 10 yıl öğretmenlik yapmış olan öğretmenlerimiz yaklaşık 180 saatlik bir eğitimimizden geçecek başvurmak isteyenler, sonra yazılı sınav. Başarılı olanlar uzman öğretmen olacak. Bir derece artı bin TL özlük haklarında iyileşme olacak. Yüksek lisans yapmışsa yazılı sınavdan muaf olacak. Yazılı sınav 180 saatlik eğitimin içeriğinden oluşturulacak. 10 yıl uzman öğretmen olan öğretmenlerimiz de 240 saatlik bir eğitimden sonra yazılı sınavdan başarılı olursa başöğretmen olacak ve ilave bir derece artı 2 bin TL iyileştirme yapılacak. Doktora yapmışlarsa bu sınavdan muaf olacaklar. Bizim bu sistematikle öğretmenimizi sürekli gelişime açık bir mekanizmanın içerisine sokup eğitim sistemimize katkısını arttırmaya çalışıyoruz. Özel okul öğretmenlerimiz için de geçerli bu. Ancak bir derece ve bin TL'lik iyileştirme resmi, kamu kurumlarında. Eğitim tarihinde ilk defa öğretmenlerle ilgili bir meslek kanunu olmuş olacak yasalaştığında."  

Ders ücreti karşılığı derse giren öğretmenlere de değinen Bakan Özer, bununla ilgili önümüzdeki günlerde bir düzenleme yapma fırsatı bulabileceklerini söyledi.   

Okul öncesi eğitimin önemine değinen Özer, "2022 sonu için 3 bin tane anaokulu ve 40 bin tane anasınıfı yapacağız. Bin tane anaokulunu İstanbul'da yapacağız." diye konuştu.   

Eğitimin siyasi malzeme yapmaktan çıkarılması gerektiğini vurgulayan Özer, "Bakanlığa başladığımdan itibaren tüm paydaşlarımıza kapım açık. Bizim herhangi bir kimseyle görüşmeme gibi bir durumumuz yok, yeter ki dert gerçekten eğitim olsun." ifadelerini kullandı.

Hükümet Konağı Kat 3 Merkez/Tokat - (0356) 214 10 17

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.